2/12/2010

Üç Kurnaz Dört Aptal



Kişisel güvenlik, şahsi koruma olarak çalıştığım günlerde cazip bir teklif beni bazı olağanüstü doğa olaylarıyla bilinen bir bölgeye sürükledi. Beni işe alan beyefendi, ona telefonla ulaşan isimsiz kişilerce yapılan korkunç şiddetlerin karanlık tehditlerinden gözü korkmuş, bütün bunların dehşetiyle yaşayan biriydi.
Yaptığım kabataslak araştırmalar, bütün o telefonla ilgili bahsettikleri tamamen müşterimin hayal gücü tarafından üretilmiş uydurmalar olduğunu apaçık gösteriyordu. Her ne kadar buna inansam da adamın korkusu gerçekti. Bu da beni içten içe şüphelendiriyordu. Görünenlere rağmen, müşterimin korkularında gerçeklik payı olabilirdi.
Bir gece, müşterimin boğuk haykırışlarını duyar duymaz kendimi hızla yatak odasına attım. Odada, vahşi bi çoşkuyla sert ve hızlı soluk sesleri çıkararak adımını bir ayağından diğerine geçirip hareket eden, cehennemden başka bir yere ait olmayan pis bir yaratık duruyordu. Uğursuz ifrit, elindeki palayı adama doğrulturken ona bu denli korkuyla tesir etmenin tadını çıkarıyor ve bana dönüp sanki bu oyunda önemsiz bi rol alıyormuşum gibi defolup gitmem gerektiğini anlatırcasına bakıyordu. Adam inliyor, birşeyler yapmam için bana yalvarıyordu.
Canavarın elindeki palayı gördüğümde, aklıma duvarda süs için asılı duran el yapımı pala takımı gelmişti. İnce ahşaptan yapılmış bir pala aldım. Çocukça alaycı sesler çıkararak canavarı üzerime çektim, tam yaklaştığı anda el çabukluğuyla palasını benim elimdekiyle değiştirdim.
Sadece biraz sonra, canavar müşterimi parçalara ayırdığında, bi hata yaptığımın farkına vardım.
Kariyerim sona ermişti.

1 yorum:

İsimsiz yanılsamalar

Hilesini bilseniz bile sizi kolayca kandırabilecek bir optik yanılsama vardır: İnsanlara ne kadar uzaktan bakarsanız, o kadar kusursuz görün...