2/17/2014

nietzsche ağladığında

Beyaz gömleğinin üstüne siyah redingot giymiş bir adam otelin kapısından çıkıyor. Alanın diğer tarafında bir fayton sürücüsü atıyla bir türlü anlaşamıyor. At inatçılık yapıp yerinden kımıldamıyor. Arabacı ne kadar zorlasa da hayvanın yürümeye niyeti yok. At ilerlemiyor ama fayton sahibinin atı yürütmesi gerekiyor çünkü hayatını bu hayvanın hareket etmesiyle kazanıyor. Bir taksi şoförü gibi, at onun taksisi ve eğer onu yürütemezse para kazanamayacak, ailesi aç kalacak. Bu yüzden atı kırbaçlamaya başlıyor, sinirlendikçe daha sert vuruyor atın sırtına.
Otelden çıkan siyah redingotlu adam alanı arşınlayıp doğruca faytonun yanına koşturarak atın boğazına sarılıp hıçkırıklarla ağlamaya başlıyor. Kollarıyla atın boynuna sarılırken gözlerinden yaşlar boşanıyor. Arabacı bu duruma şaşırıyor, atı kırbaçlamayı kesiyor o sırada. Adam olduğu yere yığılıyor. Olay yerine yetişen iki kollukçu şaşırıp kalıyor. Adam öylece parke taşların üzerinde yatıyor. Ardından otelin sahibi geliyor, adamı kaldırıyor, omzuna yaslanıp odasına çıkmasına yardım ediyor.
Adam odasına döndüğünde ruhsal bir çöküş yaşıyor. Çılgın bir tutkuyla dine yöneldiğine işaret eden mektuplar gönderiyor arkadaşlarına. İmparatorun öldürülüp ülkenin işgal edilmesini istiyor. Sonra iki gün boyunca sessizce odasındaki divanın üzerinde yatıyor. Sonra son sözlerini söyler gibi birkaç şey mırıldanıyor. Annesi ve kız kardeşlerinin gözetiminde yaklaşık on gün daha bu halde sessizce yatmaya devam ediyor. Sonra ölüyor.
Atın başına ne geldiğinden kimsenin haberi yok.

5 yorum:

  1. Bence ata bir şey olmamıştır da olan adama olmuş. Başta neden imparatorun ölmesini istiyor ki bu şimdi dedim ama işin içine din girince böbürlenme padişahım senden büyük Allah var durumu olabilir diye düşündüm. Amma ve lakin durup dururken atın boynuna sarılıp ağlamasının sebebini bu bölümden anlayamadım. Bu kitaptan alıntı mı? Bana öyle geldi de.

    YanıtlaSil
  2. hikayedeki bu adam, nietzsche. detayları her ne kadar farklı aktarılmış olsa da bu olay gerçekten yaşanmış. bazen herkes böyle anlar yaşar, hep gördüğümüz ama görmezden geldiğimiz bir şeyi o an gerçekten görürüz. işte niçe gibi bir filozofunki de savunmasız bir aciz varlığa yapılan eziyeti görmesiyle olmuş. zalim dünyanın acımasızlığına katlanamayacak yoğunlukta bi acı görmüş, gidip boynuna sarılarak onunla bütünleşmek, belki kendi insani zalimliğinin affını istemek ya da zulme karşı zalim olmaya devam etmek yerine o zulmü kendi içine çekmeyi denemek istemiş. bencesi böyle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. vay be niçenin ölümü böyle mi olmuş gerçekten? şaşırdım. ama bence bu zulmü başka bir olayın üstüne görünce bu kadar tepki vermiştir. neden nasıl olmuş bilemem ama yaptığı şeyi tamamen saf bir duyguyla yaptığı belli. kendimizi tuta tuta katılaşmadık mı zaten. ama niçenin dine bir at yüzünden/sayesinde dönmesi gerçekten ilginç. ben bu konuyu araştırıcam. vay be...

      Sil
    2. komunizm parayı, feminizm kocayı bulana kadarsa ateizm de uçak sallanana kadardır herhalde:)) niçe için bunun tam öyle olduğunu sanmıyorum. . ama mesela niçe dini inancı acizliğin kaçınılmaz dürtüsü olarak not etmiş (köle ahlakı) ve bir şekilde oradaki atın acıya karşı duruşu ve acizliğinde kendi halini görmüş olmalı ki öyle bir ruhsal kopma yaşamış. umarım araştırmanın sonucunu blogunda ya da benimle paylaşırsın

      Sil
  3. O bile ağlardı bu duruma.

    YanıtlaSil

İsimsiz yanılsamalar

Hilesini bilseniz bile sizi kolayca kandırabilecek bir optik yanılsama vardır: İnsanlara ne kadar uzaktan bakarsanız, o kadar kusursuz görün...