5/27/2010
Asansörde İp Atlayan Adam
Ne dersin? İlgini çeker mi acaba: bankadan çektiğin yüklüce krediyle yeni satın aldığın ama bikaç yıla kadar kuş ya da kedi-köpek hatta belki de okuldan dönen bi çocuğa çarptıktan sonra satıp bir yenisini alman gerekecek olan arabana atlıyorsun ve süpermarketler yüzünden kepenk kapatmış onlarca dükkanın önünden geçip büyükçe bi arsada ya da ağaçlıktaki beton yığınına park ediyorsun ve sonra muhtemelen köşedeki bakkala kadar yürüyeceğin mesafeden daha fazlasını park yerinden giriş kapısına yürüyüp bi alışveriş arabasının başına geçiyorsun ve içeri girip ihtiyacın olmayan, istemediğin ve ödeme zorluğu çekeceğin bir yığın maddeyle dolduruyorsun içini ve bunu yaparken de yanındakiyle tatsız bi tartışma yaşıyorsun çünkü bütün bu macera artık seni boğar hale geliyor ve alışveriş araban dolu bi halde senin gibi ruhu kararmışların dolup taştığı sıranın ucuna ekleniyorsun sonra da kasadaki (artık nasıl birine rastlayacağın tamamen şansına kalmış) barkodları okutarak hesap çıkarmaya programlanmış kişinin -ki senin tek bi kelime bile etmeni istemeyecektir ama sormaya mecbur olduğu sorulara başını sallayarak cevap verebilirsin mesela müşteri kartının olup olmadığını ya da bozuklukları isteyip istemediğini sorabilir- seninle işi bittiğinde satın aldığın herşeyi taşıyıp arabanın bagajına doldurmalısın ve arabayı çalıştırıp bu mega parkyerinden çıkarak eve doğru solgun, tatsız, umutsuz görünen yerlerden araba almaya dahi parası olmayan insanların arasından geçip sürmeye devam etmelisin ta ki huzur veren yuvana gelip alışveriş torbalarını bagajdan çıkarıp içeri taşıyana kadar ve artık o anda tüketmeye başlayabilirsin hepsini teker teker ya da bütün bütün farketmez ve hepsini yeyip hunharca israf edip sonunu getirdiğinde yapman gereken şey tekrar geri dönmek olacak.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İsimsiz yanılsamalar
Hilesini bilseniz bile sizi kolayca kandırabilecek bir optik yanılsama vardır: İnsanlara ne kadar uzaktan bakarsanız, o kadar kusursuz görün...
-
İki tarafından kokular, renkler ve seslerin meydana getirdiği katılaşmış birer ruh yığınının sıkıştırıp daralttığı ılık bir vadinin üstünde...
-
Nasıl ve neden geldiğini hatırlamıyorsan bu hayli kalabalık kadrosu olan piyesin içine, neredeyim, hangi roldeyim, ne istenir benden ya...
-
Sevgili Ayşegül 'ün ödülüne çok sevdiğim bi filmden beni etkileyen küçük bi konuşmaya yer vererek teşekkür etmek istedim.. Hey sen! Bura...
"yapman gereken tek şey tekrar geri dönmek olacak".... öyle bir an gelecek ki, dönemez dönüşemez olacağız.. kendimizi tüketeceğimiz nokta ve gerçek ne kadar uzak burdan bakınca..
YanıtlaSilyine de ben okuduğumda; döndüğüne sevindim =)
Nıcın, ne zaman, neden boyle bıkkın, sıkkın tuketıcılere donustuk bız bu genc yasta..neden?
YanıtlaSilOkurken oylesıne kendımı buldum, yakın hıssettım kı anlatamam. Bu sekl
anlatımını,acık ve anlasılır yazmanı sevıorum, senı de yakısıklı :Pp
@ayşegül belki de bu hikayenin en çürük yanı o alışveriş esnasında yapılan sessiz çekişmeler ama bu sessizliği kırmanın bi yolu olmalı ya bu bunaltıcı duyguyla savaşma gücü belki de sevginin kendisi, öyle kalpten ya da içten filan değil yani bağıra çağıra isimleri haykırarak :D vaktinden bi kıvrım da bana ayırarak bıraktığın sevginin kat kat fazlasını da sen hak ediyorsun ama ya çok iyisin hihih :p
YanıtlaSil@Göksü Irmak deniz kenarında martılara simit atmak yetmiyor dönüp geliyoruz biraz da ırmakta akan suya yazıyoruz martılarla paylaştıklarımızı ki "dünya" hala dönüyorken üzerindekilerin durmaya çabalaması doğaya aykırı mı olurdu hatta tükenmenin katmerlisi mi olurdu zaten:)