Bir gün, taşınmak istemiş. Bunun için yeni bi ayakkabı satın almaya gitmiş.
Gittiği ayakkabıcıda biçok seçeneği olduğunu görmüş.
Komşularına yukarıdan bakmak için yüksek topuklu bi ayakkabı tercih edebilirmiş.
Sanatsal görünmek için babetlerden birine taşınmayı da düşünmüş.
Sert ve sağlam olabileceği su geçirmez bi avcı botunu incelemiş.
Seçeneklerinin arttığını görünce karar vermesi de o derece zorlaşıyormuş.
Sonunda sportif görünmeye karar vermiş ve beş-parmak ayakkabılardan birini almaya karar vermiş.
Onun için kalabileceği birbirinden farklı parmak boşluğu bölümleri varmış. Ruh haline göre gidip herhangi bi tanesinde kalabilirmiş.
Kendini kötü hissettiğinde küçük parmağın boşluğuna kıvrılabilirmiş, yalnız hissettiğinde diğer bölüme geçebilirmiş ya da kendini şişman hissediyorsa baş parmağa yerleşebilirmiş.
Sineğin en çok heveslendiği şeyse sol ayağına uyan parmak ayakkabıymış çünkü onda ayakkabının sadece sağ teki varmış.
Aradığını hiç bulamamış. Çünkü, bi sonraki gün, biri ayakkabıyı giymiş, sinek de içinde ezilmiş.
Elizabeth Rügen
The story seems to capture a bit of your youth, Turkey Tumor, indiscriminately. The days that your foot odor was so offensive that your shoe tried to kill itself. This brings up painful memories of your shoe hanging by its shoelaces. You yourself are indirectly in the story. Once your shoe died, its partner put itself in the market and this was one of the shoes fly contemplated buying. When you put your shoes on in the mornings, be warned and check to see if theres a stinky fly in the pinky toe, or a lonely fly in another toe, lest you become an inadvertent murderer of flies.
YanıtlaSili feel for flies, living in a shoe, out on a limb. after i had the french dance of death wearing that shoe, it became a macabre shoe. but then, since my suicidal shoe slipped away, im wearing slippers invariably. i just wish flies wont move in my banana skin and someone passing by wont slip on it.
YanıtlaSil