Ana karakter sensin. Gelişen hikayenin merkezinde parlayan yıldız, başroldesin.
Etrafında arkadaşların ve ailen, yardımcı rollerde.
Eş-dost, tanıdıklar, merkezden biraz daha uzağa saçılmış, yıllar içerisinde bir görünüp bir gözden kaybolur.
Ama arka planda zayıf ve bulanık görünümde rastgele gelip geçen kimseler var.
Her biri en az senin kadar canlı ve karmaşık hikayelerinin içinde.
Kendi hevesleri, kaygıları, yanlışları, alışkanlıkları, arkadaşları, başarıları, çılgınlıklarının yüküyle geçip giden hayaletler.
Senin hayatın bir sonraki sahneni aydınlatırken, onlarınki, kendi hikayelerinin geçmişiyle, karakterleriyle ve sayısız başka hikayenin sarmaş dolaş olduğu bir sis içinde sönmeye başlıyor.
Belki sen de bir keresinde o hikayelerin içinden geçmiş olabilirsin. En sevdiğin mekanda kahvenden bir yudum alırken, trafikteki binlerce araçtan birindeyken, sabaha karşı ışığı yanan bir pencere olarak... bir hikayenin arkaplanında flu bir hayalet olmuşsundur belki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder