4/20/2011

böğürtlenli reçel

Kızıl yaprağı uykuda şimdi, şimdi beyaz. Konak yolundaki servi ağacını uykusundan ediyor bi ateş böceği, bilinmeze göçmüş ruhlar gibi süt beyaz bir tavuskuşu yitiriyor ümidini ve ruhunu bedenden ayırır gibi parlayıp uyanıyor. Şimdi yer göğe çırpıyor dans eden topukları ve tüm kalpler örtülü sandıklardan açığa çıkıyor. Tüm hoşluğunu kibrit kutusuna diziyor zambak elleri, sessizce yüzüyor yaktığı kibrit çöpleri, alnındaki pırıltılı kırışıkları dalgalandırıyor gölün koynuna sokuluverişi.
Yol belirgin olmasa da sonundaki gri söğüt ağaçları sayısızdır, küçük kız, çünkü ümitsiz toprakta zayıf çiçekler biter. Önünden geçtiğin ışıksız pencereli evlerin bahçelerinde küçük köpekler, nereye koştuğunu görmeseler de sesleri sana eşlik eder.

1 yorum:

  1. kibrit kutusu24 Nisan, 2011

    İyi akşamlar efendim, biz Yalnızlık Gazetesi nden arıyoruz, bir sorumuz olacaktı, cevaplayabilir misiniz?!"
    -"Şu an meşgulüm, bileklerimi kesiyordum, daha sonra belki.."

    YanıtlaSil

İsimsiz yanılsamalar

Hilesini bilseniz bile sizi kolayca kandırabilecek bir optik yanılsama vardır: İnsanlara ne kadar uzaktan bakarsanız, o kadar kusursuz görün...