1/12/2014

ve gözlerin

Elini tutuyorum, elimiz alev alev tutuşurken eskiden saçına güller tutuşturduğun yere doğru yürüyorum.
Kirli sulardan göletler, annesinin çağrılarına aldırmayıp pis kokulu yağmur oluklarında oynaşıyor veletler.
Her kabusumun içine serpilen senden kalan demetlerle bulutların üzerinde yürüyoruz, diz çökerek uç kısmından aşağı sarkıp tükürüyoruz. Tükürük göleti altımızda parıldayarak yükseliyorken içinden ellerinde uçaklarla çocuklar kalkıyor, ayın on dördünden öperek gülüyorlar.
Sonsuz ve korkunç rüzgarını kokluyorum, yine kar yağacak sanıyoruz, yollarını örtüyorsun.
Her şey çok yakın görünüyor, çok, çok yakın. Bahçedeki masamın üzerine çimen yeşili bir kuş konuyor, gagasıyla patlamış mısır taneleri topluyor. Fırtına gibi vahşi, kör fırtına patlayıp etrafımızı çevirmiş gibi sanki bir tanrı eliyle bizi azarlıyormuşçasına kuşlar etrafımıza üşüşüyor.
Nasıl da kaybolmuşuz. "Hayır" diyeceğim, nefret ettiğim bir şeye dönmüşüz. "Hiçbir şey" diyor sesin kulağıma, hiçbir şey görmüyorum. Göğün mavisine kapatıyorsun gözlerimi, parıldayan yıldızlara bakıyorum. Elimden bir fotoğraf düşüyor, eğilince yüzünü görüyorum. Hala bu dünyada yaşıyor gibi kağıttan yüzüne bakan kalbim duracak.
Gözlerimin kambur sırtı doğrulup tekrar yukarı dönünce yıldızlar, büzüşmüşler, kırışmışlar, sönmüşler. Sağ tarafıma dönüyorum ve yüzün, dünya yine gözden kayboluyor, her şey düşüyor, ellerim üşüyor.

2 yorum:

  1. Adresi olan kayıplar ha! Bu insanlar ağır şartlarda kaybolmuş demektir. Yani denilebilir ki.."nasıl da kaybolmuşuz arkadaş" kimse bi'şey anlamıyor yokluğumuzdan.

    YanıtlaSil
  2. madde bağımlılığı böyledir. toz erir kaşıkta, gözler erir, hokus pokus, kaşık bükülür. yakından tanık olmadıkça anlaması mümkün değil ki gözünde eriyip kaybolurken bile anlamazsın.

    YanıtlaSil

İsimsiz yanılsamalar

Hilesini bilseniz bile sizi kolayca kandırabilecek bir optik yanılsama vardır: İnsanlara ne kadar uzaktan bakarsanız, o kadar kusursuz görün...